İşte ülkemizin şu son bir haftadır verdiği şehitler ile kor ateş içine düştük. Ülke halkı olarak yüreğimiz yanıyor. Ancak ne çare var ki terör durmadan devam ediyor. Ülke bütünlüğümüze kast etmeye devam ediyor. Artık bu acılar son bulsun diyoruz ve başka anaların yüreği yanmasın temennisinde bulunarak yetkililerin bu işe kesin çözüm bulmasını istiyoruz.
On bir ayın sultanı olan Ramazan aynı oruç tutarak geçiren ülke halkı olarak bu günden başlayan ve üç gün sürecek olan bayram yapacağız. Ancak bizim içimiz hala buruk kalacak. Ramazan ayı boyunca her akşam ilçe protokolü ayrı bir yerde iftar verdi. Ancak bu iftar yemeklerinde ne yazık ki vatandaşlar pek olamadı. Halkın büyük bölümü de evlerinde oruçlarını açarak iftar yaparken yoksulların iftarlarını yaptığı Kültür Merkezinde ne yazık ki bu yıl iftar yemekleri verilemedi.
Kızılay Karamürsel Şubesinin oluşturduğu aşevi bu ihtiyacı karşılamaya çalıştıysa da özellikle ilçemizdeki okul öğrencileri ve vapurdan inen yolcular iftar vakitlerini bazen yolda bazen lokantalarda geçirdiler. Nedense bu Ramazan ayında bir hüzün vardı Karamürsel'de. Ramazan ayının önceki yıllardaki coşkusu yoktu sanki. Hani büyüklerimiz der ya; nerde o eski Ramazanlar. İşte bu yıl bizler Karamürsel'de böyle bir Ramazan yaşadık. Fakirlerin boynu bükük kaldı. İlçemizdeki parmakla sayılacak şehit ailelerine bir akşam dahi olsun iftar verilemedi. Yani Ramazan fakirlere değilde hep belli bir kesime gelmiş gibi oldu. Her akşam verilen iftar yemeklerinde hep aynı yüzler vardı.
Geçtiğimiz yıllarda bayram kutlamalarının neden sönük geçtiğinden hep yakınırdık. Derdk ki inşallah bir sonraki bayram kalabalık olur. Ancak düşündüğümüz gibi olmadı. İftar yemeklerinde ilçe protokolü vardı. Bayram kutlamasında da ilçe protokolü oldu. Bu neden böyle olur anlamak mümkün değil.
Bu konuyla ilgili Karamürsel Belediye Başkanı İsmal Yıldırım'ın bir tespiti var. Kendisi de bilakis yaşadı bu durumu. Halkımız sanki her şeye küsmüş duyarsız bir toplum haline gelmişti. Kurtuluş Savaşında yaşananları sanki unutmuş ki Kurtuluş bayramlarında bile katılım çok az oluyor. Başkanımız Yıldırım, geçtiğimiz Kurtuluş bayramında çok az sayıda halkı İlhan Çınar alanındaki kutlama alanında görünce, "Çok güzel bir konuşma hazırlamıştım. Ancak buna değmezmiş. Halk bu kadar duyarsız olurmu? Ona bu toprakları teslim ederek kan akıtanların anısına düzenlenen bu kurtuluş şenliklerine kayıtsız kalınır mı?" şeklinde serzenişi olmuştu.
İşte bunun nedeni galba açıkça ortada. Bizler ne yaparsak halktan uzak yapıyoruz. Yani halktan kopuk yaşıyoruz. Bu nedenle de düzenlenen etkinlikler sönük geçiyor. İlhan Çınar alanında bir etkinlikte 50 kişi oluyor ama bir konser düzenlenince 12 bin kişi oluveriyor. Acaba neden. Kültür Merkezindeki bayramlaşma töreninde de ancak aynı şey olacak. İftar yemeklerinde kimler varsa bayramlaşma töreninde de onlar olacak. Her yıl olduğu gibi.
Ramazan Bayramı dolayısı ile küçüklerin gözlerinden büyüklerin ellerinden öperken akranlarımında yanaklarından öpüyorum. Herkesin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.
Hoşçakalın
Neslihan Başak
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder